Polar ve Apolar Molekül Örnekleri

Kimyada moleküller temel olarak iki ana sınıfa ayrılır: polar moleküller ve apolar (nonpolar) moleküller. Bazı moleküller bu sınıflara net bir şekilde girerken, diğerleri bu iki sınıf arasında yer alabilir. Moleküllerin bu farklılığı, çözünürlük ve reaktivite gibi özelliklerini etkilediği için kimyasal reaksiyonları anlamak açısından önemlidir. Bu yazıda, polar ve apolar moleküllerin ne anlama geldiğini, bir molekülün bu sınıflardan hangisine gireceğini nasıl tahmin edebileceğimizi ve bazı örnekleri inceleyeceğiz.
Temel Bilgiler: Polar ve Apolar Moleküller
- Kimyada polarite, atomlar, kimyasal gruplar veya moleküller çevresindeki elektrik yüklerinin dağılımını ifade eder.
- Polar moleküller, bağlanan atomlar arasında bir elektronegatiflik farkı olduğunda oluşur.
- Apolar moleküller, bir diatomik molekülde atomlar arasında elektronlar eşit şekilde paylaşıldığında veya büyük bir molekülde polar bağlar birbirini dengelediğinde oluşur.
Polar Moleküller
Polar moleküller, iki atomun kovalent bağda elektronları eşit şekilde paylaşmadığı durumlarda oluşur. Bu durumda bir dipol oluşur; molekülün bir kısmı hafif pozitif, diğer kısmı ise hafif negatif bir yük taşır. Bu, atomlar arasındaki elektronegatiflik farkından kaynaklanır. Eğer bu fark çok büyükse, iyonik bir bağ oluşur. Fark daha küçükse, polar kovalent bir bağ meydana gelir.
Elektronegatiflik değerlerini tablo üzerinde kontrol ederek, atomların polar kovalent bağ oluşturma olasılığını tahmin edebilirsiniz. İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı 0,5 ile 2,0 arasındaysa, polar kovalent bir bağ oluşur. Eğer fark 2,0’dan büyük ise, bu iyonik bir bağdır. İyonik bileşikler aşırı derecede polar moleküllerdir.
Polar moleküllere örnekler:
- Su (H₂O)
- Amonyak (NH₃)
- Kükürt dioksit (SO₂)
- Hidrojen sülfür (H₂S)
- Etanol (C₂H₆O)
İyonik bileşikler, örneğin sodyum klorür (NaCl) gibi, polar olarak kabul edilir. Ancak, insanlar genellikle “polar moleküller” dediğinde polar kovalent moleküllerden bahsederler, tüm polar bileşiklerden değil. Bu nedenle, bu karışıklığı önlemek için bileşik polaritesinden bahsederken, bileşikleri apolar, polar kovalent ve iyonik olarak ayırmak daha doğru olacaktır.
Apolar Moleküller
Apolar moleküller, atomların kovalent bağda elektronları eşit şekilde paylaştığı durumlardır. Apolar kovalent bağlarda elektronlar eşit olarak dağılmıştır. İki atom arasındaki elektronegatiflik farkı 0,5’ten az olduğunda, bağ apolar olarak kabul edilir. Tamamen apolar moleküller ise sadece aynı tür atomlardan oluşan moleküllerdir.
Apolar moleküller ayrıca polar bağlara sahip atomların elektrik yüklerinin birbirini dengelediği durumlarda da oluşur.
Apolar moleküllere örnekler:
- Soy gazlar (He, Ne, Ar, Kr, Xe) (Aslında atomlar, moleküller değil)
- Homonükleer diatomik elementler (H₂, N₂, O₂, Cl₂)
- Karbon dioksit (CO₂)
- Benzen (C₆H₆)
- Karbon tetraklorür (CCl₄)
- Metan (CH₄)
- Etilen (C₂H₄)
- Hidrokarbon sıvıları (benzin ve tolüen gibi)
- Çoğu organik molekül
Polarite ve Çözeltiler
Moleküllerin polaritesini bildiğinizde, onların çözünürlüğünü yani kimyasal çözeltiler oluşturup oluşturamayacaklarını tahmin edebilirsiniz. Genel kural, “benzer benzeri çözer” ilkesidir; bu da polar moleküllerin diğer polar sıvılar içinde, apolar moleküllerin ise apolar sıvılar içinde çözüneceği anlamına gelir. Apolar moleküller genellikle daha zayıf etkileşimlere sahiptir ve polar çözücülerde daha az çözünür olabilirler, bu da reaktiviteyi sınırlandırabilir. Bu yüzden yağ ve su karışmaz: Yağ apolar, su ise polar bir moleküldür.
Bazı bileşikler polar ve apolar arasında orta bir konumda yer alır. Bu tür bileşikleri, aksi takdirde karışmayacak olan kimyasalları çözmek için kullanabilirsiniz. Örneğin, bir iyonik bileşiği veya polar bileşiği organik bir çözücüde çözmek istiyorsanız, önce onu etanol gibi hafif polar bir çözücüde çözebilirsiniz. Ardından bu etanol çözeltisini bir organik çözücüye (örneğin ksilen) karıştırabilirsiniz.
Hazırlayan: Rabiye Baştürk

